Melis Ulaş

HOŞGELDİNİZ...
1978 - ~ Habire merak eden, kurcalayan, kafasına koyduğu gaileye bodoslama dalmaktan yılmayan bu kadın figürü, dalış yapıp, yelken yapmaya, yollara düşmeye, şiir, düzyazı karalayıp, envai çeşit kitap okumaya, ezberi bozan tüm sanatsal devinim ve platformların savunucusu olmaya, sınır zannedilen çitlerin üstünden atlamaya, rock, metal, etnik ve chill out'a doymamaya, çıkıp kilometrelerce koşmaya, motorla yollar yapmaya, siyah beyaz fotograf üretmeye, doğaya karışıp, doğanın içinde akan bir üretimin özlemini duymaya, dünyanın her bir köşe bucağını gezebildiği bir ömrü sevmeye ve basite indirgenmiş bir yaşamın hayallerini kurmaya devam eder. Dik başlı, ukala, asi ve inatçıdır. Hakkını vere vere ahkam kesmeye bayılır. Muhteşem yemekler yapmayla pek ilgilenmediği halde, annesini başında bekletip zeytinyağlı dolma sarmışlığı bile vardır. Yiyenler hala yaşamaktadır.
ÖZ-GEÇ(me)MİŞ
2008 - ~ Başka mevzulara kafayı sardığı yıllardan sonra, fotograf sanatının içinde kıpraşmaya yeniden karar verdi. Bu web sitesi de o ilhamla fırına verildi.
2005-2007 - O.D.T.Ü'de Uluslararası İlişkiler master'ı yaptı. Onu da pek bi güzelce bitirince, "bi daha aferin çocuğum, gel öbür omzundan da öpeyim" dedi ve öptü. Aklına fikrine bir daha şükretti ve doktoraya başlamaktan vazgeçip hayatın başka heyecanlarına yöneldi.
2002-2005 - AFSAD - Ankara Fotograf Sanatçıları Derneği Fotograf Seminerleri'ne katılarak 1. ve 2. kur eğitimini tamamladıktan sonra, İsa ÖZDEMİR Atolyesi'nde 2 yıl boyunca soyut ve soyutlama üzerine kafa patlatıp, fotograf çalışmaları yaptı. Karma birkaç sergiye katıldı. 2004 yılında AFSAD üyeliğine kabul edildi.
1995-1999 - Maksat orjinallik olsun, üstüne Japonlar Türkiye'ye yatırıma devam ettikçe paraya da para demem; dünyayı gezer tozarım diyerek girdiği Ankara Üniversitesi DTCF Japon Dili ve Edebiyatı'nı pek bi başarıyla bitirdi. Kendine "aferin çocuğum" dedi, omzundan öptü.
1989-1995 - T.E.D Ankara Koleji'nde ilkokul, ortaokul ve lise yıllarını geçirdi. Günlerden en çok "serbest kıyafet" günü olan çarşambayı sevdi. Normal insan dersleri dışında, harika makromeler yapmayı, mini mini halılar dokumayı, hayatta oynayamam zannederken bolu ve adıyaman oynamayı, hayran olduğu flamenko'ya dair hiçbir figür bilmeden, ortaokul mezuniyet gösterisine flamenko dansçısı seçilmeyi burada başardı.
1978 - 18 Eylül sabahı 10.30 sularında Türkiye'nin bozkırlarında doğdu. Aklı erdiği ilk andan itibaren denize ve maviye aşık oldu, yollar tepip durdu. Çocukluğu boyunca, yaz tatillerinde her gün 8'er saat ellerinde ayaklarında perdeler çıkana kadar suda kalıp,başına sürekli güneş geçirdiği için uzun tatillerin hepsini annesine itinayla zehir etti. Destekleyici eylem olarak, anne babasına neden onu denizin kenarında dünyaya getirmemiş oldukları için habire mızıklanıp, vır vır vır ötüp durdu.